Görüntülü Dedektör Farkları Makale - Altın Dedektörü

İçeriğe git

Ana menü:

Görüntülü Dedektör Farkları Makale

Görüntülü dedektörlerin farkları nelerdir?
Görüntülü dedektörler, verileri toplayıp kullanıcısına kendi ekranında çok detaylı bir şekilde raporlar sunar. Grafikler ile desteklenmiş üç boyutlu görüntüleri oluşturur ve bütün bunlar kullanıcısına hedefi daha doğru ve emin şekilde bulmasına katkı sağlar. Elbette zamandan çok tasarruf sağlar, zira derin kazılar yapıp yapmamayı ekrandaki verilerin ışığında kullanıcı kolaylıkla karar verebilecek donanıma sahip olur.

Görüntülü (ekranlı) Metal dedektörleri ile ekransız metal dedektörleri arsındaki fark sesle algılama yerine frekansın sunduğu çeşitli imkanlar vasıtasıyla yaklaşık şekil çizimi, derinlik ve ebat bildirimidir. Size bundan daha fazla bir şey vaat ediliyorsa bilinmelidir ki bu doğru değildir! Elbette yaklaşık görüntüyü elde etmek, gerek yeni başlayan gerekse deneyimli kullanıcılar için eşsiz bir araç olacaktır.

Ayrıca gelişmiş teknoloji kullanan Define Dedektörleri, metal objenin sinyal cins ve gücüne göre, sinyalin başladığı ve sona erdiği noktaları, sinyalin yansıma zamanlamasını ve şiddetine göre gelişmiş algoritmalarla hesaplayarak ekrana 3 boyutlu ve renkli grafikler çizebilmektedirler. Bu görüntüler kullanıcısına detaylı olarak objenin ne derinlikte, ne boyutlarda , ne cinste bir metal olabileceği hakkında tahmini bilgiler sunabilmektedir.

Görüntülü dedektörler, bir arama sırasında elde edilen tüm ölçüm ve verileri çok hızlı bir biçimde işleyerek, parametreleri oluşturur. Bu verilerin ışığında yüksek verimli işlemciler ve gelişmiş yazılımı sayesinde hedefe odaklanmayı, çevre koşullarını doğru analiz etmeyi, görüntü ile destekleyerek, daha detaylı bir arama ve araştırma yapılmasına yardımcı olurlar.

Görüntülü olmayan dedektörlerin aramalarda veya arama sonuçlarında kullanıcısına daha az ve kısıtlı bilgi sunacağı bilinmelidir. Ekranı olmayan bir dedektörle çalışmak, deneyimli kullanıcılar için fazla sorun teşkil etmez. Fakat burada önemli olan ürünün kararlı ve stabil olmasıdır. Bu durumda bir çok kullanıcının ihtiyacını ziyadesi ile karşılayacaktır. Görüntülü olmayan dedektörlerin kısıtlı ayar seçenekleri, raporlama ve görüntülü destek verememeleri kullanıcısına ekranlı detektörlerden farklı olarak, daha sınırlı bilgi verecektir. Ancak kullanıcı tecrübesiyle bu eksiği dengeleyebilir.

Buna karşın görüntülü olduğu ileri sürülen ve fakat manyetometre ile çalışan basit yapılı sistemler ile elde edilen sonuçlar genellikle çok afaki olacaktır. Bu sistemlerin kısıtlı parametre seçenekleri, raporlama ve gerçek zamanlı üç boyutlu görüntü desteğini verememeleri, kullanıcısına doğru sonuçlar, konfor, isabetli kazı ve derinlik vaat edemeyecektir.

Bunların arasında önceden hazırlanmış ve aldatmaya yönelik, gerçek zamanlı ölçümlerle hiç ilgisi olmayan, hatta verdiği sonuçları üreticisi ve satıcıları tarafından yorumlanamayan ve veri tabanından çağrılıp ekrana yansıyan görüntülü sistemler dahi mevcuttur. Hatta bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi bazı popüler ve güvenirliği toplumca benimsenmiş başka teknolojik enstrümanlar ile dedektörlerini kombine ederek kendi ürünlerinde “kalite” algısını oluşturmaya çalışan bazı aldatıcı firmalar mevcuttur.

Diğer yandan abartılı ve şişirilmiş fiyatlar ile bir “kalite” algısı yaratmaya çalışan firmalar da vardır. Bunlar örneğin; 5,000 ile 60,000 euro arasında bir fiyat yelpazesi öne sürerek, müşterisine; en kalitelisini sunduğunu iddia ederler. Bu zaman ile bir “kalite” algısına sebep olmaya başlamaktadır ve ne yazık ki aldatıcıdır. Çok sıradan ve hatta ilkel bir çalışma prensibi ile donatılmış basit bir dedektör/sistem çok yüksek bir fiyattan lanse edip, birkaç yan donanım ile de gelişmiş izlenimini doğurarak göz boyayan ve bu yöntem ile müşterilerini mağdur bırakan firmalar dahi vardır. Bu firmalar, genellikle metal dedekte etmek ile alakası olmayan ve farklı amaçlar için üretilmiş bu yan donanımları, ellerindeki ürün ile kombine ettiklerini ve bu şekilde ürünlerinin kabiliyetini arttırdıkları yönünde söylemler geliştirmişlerdir. Bu tür pazarlama tuzaklarına karşı en doğru seçimin, öğrenmek ve bilmekten geçeceğini belirtmeliyiz. Bu uğurda tüm tüketicilerin zaman harcayıp konuya daha vakıf olmaları büyük önem arz etmektedir.

Bunlar; “Yerin altını net şekilde size vaat ediyoruz” tarzında sloganları ve 3 boyutlu gözlük gibi bazı aksesuarları da bu cihazları ile birlikte pazarlamaktadırlar.
Bunların tamamı pazarlama taktikleri olup kesinlikle aldatıcıdır. Bu tür yanıltıcı iddialar pazarlanmak istenen dedektörün kusur veya zafiyetlerini örtmeye yetmeyecektir.
Temeldeki amaç, bu tür sıkıntıları yaşamadan doğru ve en iyi cihazı hak ettiği fiyattan satın alabilmek ve uzun süre sorunsuz kullanıp memnun olmaktır.

Avrupa Uzay Araştırmaları Merkezinin 1999 yılında başlattığı uluslar arası “Hope” projesinde birden fazla teknolojik sistem bir araya getirilerek bilim adamlarının eşliğinde özellikle yer altını görüntüleme konusunda hassas ve çok yönlü araştırmalar yapılmıştır.
Bu araştırmalardaki asıl amaç metal dedektörüne benzeyen ancak görüntülü tespit ve teşhis yeteneğine sahip, üzerinde ekstra algılayıcıların olduğu bir mayın tespit cihazı geliştirmeye yönelikti. Araştırmaların sonucu kifayetsiz olduğuna karar verilerek 2002 yılında proje sonlandırılmıştır.

Burada elde edilen sonuçlar da 30-40 cm çapında bir anti-tank mayınını ancak 2 ila 8 cm arasında görüntülemeyi başarabilmiş, 8-10 cm’den sonra anlaşılır bir görüntüye varamamışlardır.

Kendi elleri ile gömdükleri hedefi, çok özel şartlarda olmak kaydıyla görüntülemede 2-4 cm’den sonrası “şüpheli” sayılabilecek verilere ancak varılabilmektedir. Bu da bizlere maalesef günümüzün teknolojisi ile yerin altını basit de olsa görüntüleme imkanının neredeyse olanaksız olduğunu göstermektedir. İnsan hayatından daha önemli bir şeyin olmadığı, savaşta veya barışta, mayın gibi çok önemli bir tehdidi görüntülemek ve bu sayede arazileri mayından temizleyebilme yeteneğini henüz hiç bir teknoloji sunamamaktadır.

Ancak gönderilen veya yansıyan sinyallerin bileşkesinden elde edilebilecek grafikler, metal değerleri ile kıyaslanarak kullanıcısına yol göstermek ve hedefi doğru tahmin etmek amacıyla gerçek zamanlı 3D grafikler ile raporlanabilmektedir. Bu da günümüzün en üst Dedekte Teknolojisini oluşturmaktadır.

Uzaydan uydu aracılığı, GPRS teknolojisini de katarak görüntü almak, hatta yerin altını görüntülemek, bu verilerden sonuç çıkarmak gibi bazı dedektör pazarlama yöntemleri dahi belirmiştir.

Çok ileri düzeyde teknolojiye sahip bir uydudan alınabilecek anlaşılır bir görüntü, yeryüzünde olmak koşulu ile, en az 2-3 metre çapında olmak zorundadır. Daha küçük bir objeyi fark edebilmek neredeyse imkansızdır. Özet ile; bir uydudan toprak altında ne olabileceği konusunda bir veriye ya da bilgiye varmak imkan dahilinde değildir.

Özellikle farklı toprak yapılarındaki değişimler ve sinyal kırılmalarını algılamak, engebeli bir arazide homojen ve stabil davranabilmek, güçlü işlemci – yazılım kombinasyonu ile verileri irdelemek ve bütün bu sonuçları çok kısa sürede kullanıcısının görüşüne sunabilmek ancak Görüntülü Dedektörlere mahsus bir özellik olarak öne çıkmaktadır. Dolayısı ile gerçek zamanlı Görüntülü Dedektörler diğer salt metal dedektörlerinden bariz şekilde üstündürler. Fakat unutulmamalıdır ki; bu görüntülerin ve sonuçların tamamı yorumdan ibaret olup, bu yorumlar arazi zorlukları, hava koşulları, kullanıcı hataları, metalin toprak altında kalış süresi ve kalış şekli gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.


Geri dönmek ve tüm dedektör makalelerini görmek için buraya tıklayınız...

 
Copyright 2015. İdm Elektronik San ve Tic
İçeriğe dön | Ana menüye dön